Açık renkli zeminde boş beyaz spiral defter, kahve fincanı, kırmızı ve beyaz güller.
Boş spiral defterin yanında kahve fincanı ve iki gül.

Kitap günlüğünüze, kitabı bitirdiğinizde ne düşündüğünüzü ve sizi bu düşünceye götüren bir ayrıntıyı yazabilirsiniz. Başlamak için dört alan açın: beklentim, görüşüm, dayanağım, açık sorum. Her birine bir iki cümle ayırmanız yeterli. Puan vermek isterseniz yine verin; bu notta puanınızın arkasındaki düşünceye yer açın.

Kitabın adını, yazarını ve bitirdiğiniz tarihi sayfanın başına ekleyin. Ardından bütün kitabı değerlendirmeye çalışmak yerine üzerinde durmak istediğiniz tek bir yön seçin: anlatım, bir karakterin kararı, sizi ikna eden bir açıklama ya da aklınızda kalan bir sahne.

A4 çalışma sayfası

İlk sayfa kendi kitabınız için boştur. İkinci sayfada yazıdaki kurmaca öykünün değerlendirmesi alanlara ayrılmıştır; gerçek bir kitabın adı, yazarı veya sayfa numarası değildir. Kendi dayanağınızı yazarken hatırlamadığınız sayfa numarasını boş bırakın.

A4 çalışma sayfasını indir (PDF, 2 sayfa)

Yazdırırken A4 kâğıt ve dikey yön seçin. Kişisel notlarınız sizde kalır; bu sayfa yanıtlarınızı toplamaz.

Dört alanı nasıl doldurabilirsiniz?

Beklentim

Kitaba başlarken ne arıyordunuz? Hızlı ilerleyen bir hikâye, belirli bir sorunun cevabı veya sevdiğiniz bir yazarın yeni sesini duymak olabilir. Beklentinizi hatırlamıyorsanız sonradan uydurmanız gerekmez. Bu alanı boş bırakabilir ya da “Belirgin bir beklentim yoktu” yazabilirsiniz.

Görüşüm

Seçtiğiniz yön hakkında ne düşündüğünüzü söyleyin. “Güzeldi” cümlesini biraz açın: “İki kardeşin anlaşamamasını anlatan bölümleri etkileyici buldum.” Bütün kitap için kesin bir hüküm vermek zorunda değilsiniz. Bir bölümü beğenip başka bir bölümde zorlandığınızı aynı notta söyleyebilirsiniz.

Dayanağım

“Bunu düşünmeme metindeki ne yol açtı?” sorusuna cevap verin. Bir sahneyi, kullanılan örneği, tekrar eden bir sözcüğü veya anlatımdaki bir tercihi kendi cümlelerinizle belirtin. Örneğin “İki kardeş aynı masada kahvaltı ediyor, ama birbirlerine soru sormuyor” yazdıktan sonra bunun sizde nasıl bir izlenim bıraktığını ekleyin.

Ayrıntıyı tam hatırlamıyorsanız ilgili yere dönüp bakın. Kitap elinizde değilse “Sahneyi yeniden kontrol edeceğim” diye işaret koyun. Sayfa veya bölüm bilgisini de not edebilirsiniz; numarayı hatırlamadığınızda tahmin ederek doldurmayın.

Açık sorum

Bitirdiğiniz hâlde cevabını veremediğiniz bir soruyu kaydedin. “Karakter neden böyle yaptı?” yerine kararı belirginleştirin: “Mektubu açmaması konuşmaktan kaçındığını mı gösteriyor?” Çözülmemiş bir sorunuz yoksa sizi yeniden düşünmeye çağıran bir ayrıntı yazın. Bu alanı doldurmak için yapay bir itiraz bulmanız gerekmez.

Doldurulmuş bir değerlendirme

Aşağıdaki metin bu alıştırma için yazılmış kurmaca bir örnektir. Gerçek bir kitaptan alıntı veya gerçek bir okurun deneyimi değildir. Yaklaşık yüz kelimelik bir notta dört alanın nasıl birleşebileceğini gösterir; kendi notunuzun kelimelerini saymanız gerekmez.

Hızlı bir yolculuk öyküsü bekledim. Kitabı bitirdiğimde aklımda yollar değil, iki kardeşin birbirinden sakladıkları kaldı. Bana göre bekleme sahneleri, yolculuk bölümlerinden daha etkiliydi. İkinci bölümde aynı masada kahvaltı ederken birbirlerine tek soru sormamaları, aralarındaki uzaklığı hissettirdi. Yine de her suskunluğu anlamlı bulmadım; istasyondaki uzun bekleyişte yeni bir ayrıntı aradım. Finalde mektubun açılmaması önce beni kızdırdı. Sonra bunun, kardeşlerin konuşmayı yine ertelemesi olabileceğini düşündüm. Bu yorumumdan emin değilim: Mektubu açmamak bir kaçınma mı, yoksa birbirlerine süre tanıma biçimi mi? Yeniden bakarsam kahvaltı sahnesiyle finali yan yana okuyacağım. Şimdilik kitaptan saklamak istediğim şey, bir konuşmanın gerçekleşmeyerek de hikâyenin merkezinde durabilmesi. Bu belirsizlik üzerine düşünmek istiyorum.

Örnekte beklenti ilk cümlede belirtiliyor. Bekleme sahnelerine ilişkin görüş, kahvaltıdaki davranışla ilişkilendiriliyor. Mektup hakkındaki yorum ise kesinleştirilmeden soru olarak bırakılıyor. Siz de yazdığınız paragrafta görüşünüzün dayanağını bulabiliyor musunuz diye bakın.

Özete kaydığınızda bir cümleyi değiştirin

Notunuz yalnızca “Önce şu oldu, sonra bu oldu” diye ilerliyorsa olayların hepsini silmeniz gerekmez. Görüşünüz için gereken olayı tutup ona tepkinizi ekleyin. Kurmaca örnekte “Kardeşler kahvaltı etti, ardından istasyona gitti” olayları sıralar. “Kahvaltıda konuşmamaları, aralarındaki uzaklığı yolculuk boyunca yapılan tartışmalardan daha güçlü hissettirdi” ise bir okur değerlendirmesidir.

Bir düşünce veya araştırma kitabında sahne yerine yazarın savını ve kullandığı örneği seçebilirsiniz. Şu cümle başlangıcını deneyin: “Yazarın … açıklamasını ikna edici buldum/bulmadım; çünkü verdiği … örneği …” Yazarın söylediğiyle sizin çıkardığınız sonucu ayrı cümlelerde tutun. Katılmadığınız noktayı belirtirken önce ilgili bölümü yeniden okuyun.

Hiçbir ayrıntı aklınıza gelmiyorsa içindekilere veya önceden işaretlediğiniz bir yere bakın. Bir dayanak bulamadığınızda “Kitabı sevdim, fakat nedenini henüz açıklayamıyorum” da yazabilirsiniz. Bunu tamamlanmış bir gerekçe gibi sunmadan, sonraki notunuz için bırakın.

Defterinize geçirebileceğiniz şablon

Kitap ve yazar: …

Bitirdiğim tarih: …

Beklentim: Başlarken … arıyordum.

Görüşüm: Kitabın … yönünü … buldum.

Dayanağım: … bölümündeki/sayfasındaki … ayrıntısı bende bu düşünceyi oluşturdu; çünkü …

Açık sorum: Hâlâ … sorusunu düşünüyorum.

Alanları doldurduktan sonra ayrı ayrı bırakabilir veya tek paragrafa dönüştürebilirsiniz. Son bir okumada yalnız şuna bakın: Görüşünüzün yanında onu açıklayan bir ayrıntı var mı? Varsa, daha sonra bu sayfaya döndüğünüzde neyi neden düşündüğünüzü anlayabileceğiniz bir kayıt hazırlamışsınız demektir.

Görüş ile dayanağı birbirinden ayırın

“Sonu zayıftı” görüş alanına yazılabilir; dayanak alanını tek başına doldurmaz. Bunun yanına “Öykünün başında önem verilen mektup, finalde bir daha anılmadı” gibi metinde gerçekten gördüğünüz ayrıntıyı koyabilirsiniz. Bu iki örnek cümleyi kendi kitabınıza otomatik taşımayın. İkinci iddia kitapta yoksa, görüşünüz için başka bir dayanak arayın.